Yine çıktım yola…
Ayvalıktan, Gömeç istikametine doğru, sağ kenarda bir levha.
Kozak Yaylası…
‘’Kozak’’ adını, fıstık çamlarının kozaklarından aldığı
söylenen taaa Ayvalık’tan; Bergama’ya kadar uzanan 50 kilometrelik yolun sağına
dizi dizi yerleşmiş, dağ bayır, dere tepe her yerin fıstık çamları ile bezendiği;
Türkiye’nin en büyük yaylalarından biri.
Anlatmakla bu güzellikleri ifade etmenin şu an zorluğunu
yaşadığımı bilmenizi isterim ki mutlaka ve mutlaka görmeniz gerekli.
Bergama Krallığından beridir var olduğu bilinen fıstık
çamlarının diyarı Kozak Yaylası.
Türkiye’de üretilen çam fıstığının %80’ni karşılayan, 5
milyondan fazla olduğu söylenen fıstık çamları, yolun kıyısında sonbaharın bin bir
hazan rengine bürünmüş palamut meşeleri, çınarlar ve sararan kavaklar ile
çevrelenmiş.
Granit kayaları ve kalkitli topraklarda yetişen fıstık
çamlarının arasında sürüler halinde gezen keçiler, zaman zaman arabaların da
önüne geçerek, mecburi mola verdirmekteler.
Bergama’ya 20 kilometre kala fıstıkların işlendiği bir
fabrika var. Fıstık fabrikasına gittiğimizde, kozalaklardan makineler ile
ayrılan fıstıkların, daha sonra da kabuklarından ayrıldığı düzenekleri izledik
ancak fabrikanın içine sokmadıkları gibi, fotoğraf çekmeme de izin verilmedi.
Sadece orada bulunan görevliler, Ekim ayının sonuna kadar toplanan
kozalakların, Mayıs ayına değin kurutulduğunu ve daha sonra fıstık üretiminin
başladığını belirttiler. Fıstık kabuklarının da 1200 derece gibi çok yüksek bir
kaloriye sahip oldukları için, kabuklarının da fırınlarda ve kalorifer yakıtı
olarak kullanıldığını anlattılar.
Kozak Yayla’sında ayrıca ‘’Kozak Üzümü’’nün yetiştirildiği
bağlar ve bağların önünde ‘’ Bağdan beğendiğin üzümü seç, kes ve al’’ yazılı
levhalar vardı.
Kozak yaylasında, Madra dağının zirvesinden de Ege Denizi ve
Midilli Adası görünmekte. 16 köyü bünyesinde barındıran Kozak Yaylası’nda
yaşayan halk başta çam fıstığı, üzüm, şarap, pekmez ve peynir üretimi ile
geçimlerini sağlamaktalar.
Ormanın içindeki kıvrıla kıvrıla giden kilometrelerce yolun
muhteşemliğini seyrederek, devasa çam ağaçlarının görünümünün güzelliğini ve
oksijen yüklü havayı içinize çeke çeke Bergama’ya ulaştığınızda ise Kozak
helvasını almadan sakın geçmeyin derim.
Gelin, görün ve gezin.
Tekrar tekrar bu güzellikleri yeniden görmek için tarifsiz
bir arzu duyacağınızdan emin olabilirsiniz.
Doğa sporlarının, traking gezilerinin yapılabildiği Kozak Yaylası’nın
muhtelif açılardan çektiğim fotoğrafları ile de yazımı süslemeye çalıştım.
Ülkemizdeki cennet köşelerden bir başka cennet köşeyi yine
anlatabilmek, sizlere tanıtabilmek ümidiyle…
Sevgiler sunuyorum…
Ay Şen







Hiç yorum yok:
Yorum Gönder