28 Ekim 2016 Cuma

Geziyorum... Kozak Yaylası







Yine çıktım yola…
Ayvalıktan, Gömeç istikametine doğru, sağ kenarda bir levha.
Kozak Yaylası…
‘’Kozak’’ adını, fıstık çamlarının kozaklarından aldığı söylenen taaa Ayvalık’tan; Bergama’ya kadar uzanan 50 kilometrelik yolun sağına dizi dizi yerleşmiş, dağ bayır, dere tepe her yerin fıstık çamları ile bezendiği; Türkiye’nin en büyük yaylalarından biri.






Anlatmakla bu güzellikleri ifade etmenin şu an zorluğunu yaşadığımı bilmenizi isterim ki mutlaka ve mutlaka görmeniz gerekli.

Bergama Krallığından beridir var olduğu bilinen fıstık çamlarının diyarı Kozak Yaylası.
Türkiye’de üretilen çam fıstığının %80’ni karşılayan, 5 milyondan fazla olduğu söylenen fıstık çamları, yolun kıyısında sonbaharın bin bir hazan rengine bürünmüş palamut meşeleri, çınarlar ve sararan kavaklar ile çevrelenmiş.

Granit kayaları ve kalkitli topraklarda yetişen fıstık çamlarının arasında sürüler halinde gezen keçiler, zaman zaman arabaların da önüne geçerek, mecburi mola verdirmekteler.



Bergama’ya 20 kilometre kala fıstıkların işlendiği bir fabrika var. Fıstık fabrikasına gittiğimizde, kozalaklardan makineler ile ayrılan fıstıkların, daha sonra da kabuklarından ayrıldığı düzenekleri izledik ancak fabrikanın içine sokmadıkları gibi, fotoğraf çekmeme de izin verilmedi. Sadece orada bulunan görevliler, Ekim ayının sonuna kadar toplanan kozalakların, Mayıs ayına değin kurutulduğunu ve daha sonra fıstık üretiminin başladığını belirttiler. Fıstık kabuklarının da 1200 derece gibi çok yüksek bir kaloriye sahip oldukları için, kabuklarının da fırınlarda ve kalorifer yakıtı olarak kullanıldığını anlattılar.




Kozak Yayla’sında ayrıca ‘’Kozak Üzümü’’nün yetiştirildiği bağlar ve bağların önünde ‘’ Bağdan beğendiğin üzümü seç, kes ve al’’ yazılı levhalar vardı.

Kozak yaylasında, Madra dağının zirvesinden de Ege Denizi ve Midilli Adası görünmekte. 16 köyü bünyesinde barındıran Kozak Yaylası’nda yaşayan halk başta çam fıstığı, üzüm, şarap, pekmez ve peynir üretimi ile geçimlerini sağlamaktalar.

Ormanın içindeki kıvrıla kıvrıla giden kilometrelerce yolun muhteşemliğini seyrederek, devasa çam ağaçlarının görünümünün güzelliğini ve oksijen yüklü havayı içinize çeke çeke Bergama’ya ulaştığınızda ise Kozak helvasını almadan sakın geçmeyin derim.

Gelin, görün ve gezin.
Tekrar tekrar bu güzellikleri yeniden görmek için tarifsiz bir arzu duyacağınızdan emin olabilirsiniz.
Doğa sporlarının, traking gezilerinin yapılabildiği Kozak Yaylası’nın muhtelif açılardan çektiğim fotoğrafları ile de yazımı süslemeye çalıştım.

Ülkemizdeki cennet köşelerden bir başka cennet köşeyi yine anlatabilmek, sizlere tanıtabilmek ümidiyle…

Sevgiler sunuyorum…

Ay Şen