24 Şubat 2016 Çarşamba

Salih Dursun ve kırmızı kart!






http://blog.milliyet.com.tr/salih-dursun-ve-kirmizi-kart-/Blog/?BlogNo=523475



Galatasaray’ın Kayserispordan transfer ettiği ve Trabzon spor’a kiraladığı, 1991 Sakarya doğumlu Salih Dursun, günlerdir manşetlerde! Sadece bizim manşetlerde olsa iyi. Dünya gündemine de ‘’skandal haber’’ olarak yerleşti.

‘’Skandal mı, değil mi? ‘’

Konuya tek taraflı değil, objektif bir gözle bakılmalı ve öyle irdelenmeli.

Futbolcu kolay yetişmiyor ve her bir erkek çocuğu da futbol oynayabilecek yeteneğe sahip olmuyor. Spor kulüplerinin alt yapılarında, ailelerin de teşviki ile birçoğu futbola başlamış olsalar dahi; minik, yıldız, genç takımlar derken, pek azı elene elene eleğin üstünde kalıyor. Bu arada ailelerin olağanüstü çabaları, ettikleri masraflar da cabası.

Anadolu kulüplerinin de maddi güçleri ortada iken, alt yapıdaki birçok deplasman maçlarına, turnuvalara da ailelerin de katkısı ile gidiliyor.

Bir de bu yolda ilerlemeyi akıllarına koyan gençlerin, gösterdikleri olağanüstü çaba da göz ardı edilmemeli. Bizler sabahın en erken saatlerinde, uykumuz ile vedalaşmakta zorlanırken, ‘’onlar’’ yaz, kış, yağmur çamur demeden antrenmanlara gitmek için yollara düşüyor. Yeri geliyor Güneş’in kızgın sıcaklığının, yeri geliyor lâpa lâpa yağan karın ya da sağanak yağmurun altında top koşturuyorlar.

Elbette futbolda ya da sporun herhangi bir dalında öncelikle disiplin gerekli amma işte görüldüğü gibi zaman zaman da kişiler ‘öfke kontrolü’’ dışına çıkabiliyorlar. Salih Dursun’da görüldüğü gibi!

Üstelik ‘’ 7 kişiye karşı 12 kişi ile oynamak çok adaletsizdi. Rakibin 11 kişi kalması için kırmızı kartı hakeme gösterdim!’’ diye kurulan bir cümle, etkiye tepki ya da öz savunma değil midir?

Ast olan, yapılan davranışın nedenlerinin araştırılması ve bu tür olaylara sebebiyet verilmemesi değil midir?

Galatasaray, Trabzon spor arasındaki maçın, verdiği kararlar doğrultusunda çığırından çıkmasına neden olan hakem Deniz Ateş Bitnel’in ceza almasının söz konusu olmadığı, sadece bu tür hatalı kararlar alan hakemlerin ‘’Bir süre dinlendirileceği’’ hususu bizzat MHK( Merkez Hakem Kurulu) başkanı Kuddusi Müftüoğlu tarafından açıklandı.

Hatta ve hatta ‘’FİFA kokartı takan yeni hakemlerin, ilk etapta bu ağırlığı taşıyamayıp, bocalama geçirip, hatalı kararlara imza attıklarını da’’ itiraf etti.

Salih Dursun’un hakeme ‘’Kırmızı kart’’ göstermiş olması Trabzon’da her ne kadar destek görmüş olsa dahi, ne ceza alacağı belli değil! Örneğin ilk cezası lisansının olduğu Galatasaray tarafından kesildi bile! Galatasaray’a dönüş kapıları hem yönetim hem de teknik heyet tarafından kapatıldı. Şimdi sıra Türkiye Futbol Federasyonu’nun alacağı kararda!

Genç ve istikbal vaat eden bir futbolcunun, geleceğinin karartılmaması ve de futbol hayatının nihayete erdirilmemesi yönünde karar alınması tabii ki önemli… Üstelik söz konusu hakeme herhangi bir ceza uygulamasının yapılmayacağı düşünülürse!

Ayrıca!

MHK tarafından bundan sonraki derbi maçlarına atanacak olan hakemler de sorgulanacağı gibi, yine hakem hataları olursa ve bu hatalardan dolayı oynayan takımlardan biri ya da diğeri mağdur olur ise, ne olacak?

Kırmızı karttansa sarı kart daha mı iyi?

Ne dersiniz?

Ayşen Arslangiray
23.2.2016