29 Şubat 2016 Pazartesi

29 Şubat 2020'ye



http://blog.milliyet.com.tr/29-subat-2020-ye/Blog/?BlogNo=524042

Özelsin…
Benim için, herkes için çok özelsin…
Bir daha dört yıl sonra geleceksin.
‘’Geleceğin varsa göreceğin de var!’’ derler ya! Hani öyle…
Belki bazılarımızı görme şansına eremeyeceksin, bazılarımız da senin geldiğini.
Vakti zamanında bilemedik ‘’ zamanın’’ kıymetini!
Bilemedik, gelip geçen mevsimlerin, yılların geri gelemeyeceğini.
Su gibiydi zaman, akıp geçiverdi benliğimizden, ömrümüzden.
Gençlik vardı serde!
Esense kavak yelleriydi gönüllerde.
Dizeler dizildi dizi dizi kaleme.
Ya şimdi?
Kim bilir ki nerelerde!
Belki bir ateşin alazlarından, duman duman süzülüp erişmişler gökyüzüne,
Belki kuru bir yaprak misali, ram olmuş rüzgârın hiddetine
Her şey ama her şey yitip gitti, ‘’O’’ kısır döngünün acımasız dişlerinde!
Belki hükümsüzdür hayaller.
Belki gölgelerin arasından sıyrılıp, ansızın çıka gelirler.
Belki umutla, mutluluk derdest…
Belki yeşerir ümit çiçekleri, en beklenmedik anda.
Belki kan, gözyaşı, savaş terk eyler yerini barışa, güzelliklere…
Belki hülyadır, kardelenin kavuşması Güneş’e

Tek gerçekse!
Dünya tersine bile dönse! Mutluluğun masum çocuk gülüşlerinde saklı olduğu…

Belki 2020’de siz bu satırları okurken yeniden, bense sonsuzluk yolculuğunda yol alıyor alacağım usul usul…

Ey Özgürlük…
Ben varsam, varsın…
Ben istediğim sürece yaşarsın…
Ben izin verdiğimce yol alırsın alabildiğine!
Ya da yayan kalırsın!
İstersem çağlar…
İstersem çığlık çığlığasın!
Çığlığını duyan olursa ne ala!
Baka kalırsın Arş-ı Ala’ya



Ay Şen