28 Ağustos 2015 Cuma

Geziyorum... Göcek...




                         http://blog.milliyet.com.tr/geziyorum-gocek/Blog/?BlogNo=508381




Mavi, mavi, masmaviydi deniz. Yer yer turkuaza dönse de rengi, berraklığı anlatılmaya değerdi.
O enginlik, o temizlik, pırıl pırıl Güneşin ışıklarının yansıdığı sular, hani derler ya buzzzzzzz gibiydi. Sıcaklık açısından değil ama temizlik yönünden… Akvaryum’da yüzdüğünüzü hissediyorsunuz. Balıklar raks ederken yanı başınızda.



Göcek kıyısından tekne ile yola çıktığımızda; bu kadar güzel koylarla karşılaşacağımı düşünmemiştim açıkçası.
Tarifi imkânsız, anlatılması zor ve görülesi, yaşanılası bir görsel şölendi, Göcek koyları.
Adını, yöre halkının göç zamanı, ‘’Hadi göçek’’ demelerinden aldığı rivayet edilirmiş, Göcek’in. Muğla’nın Fethiye ilçesine bağlı ve yeni çıkan yerel yönetimler yasası uyarınca da mahalle olarak adlandırılan bir cennet.


Gerçi Muğla, denizden uzak bir alanda kurulmuş olmasına karşın birçok ilçesi ve yöresi, deniz kıyında ve her biri cennet köşesi. Gezdikçe, doğa harikası yerlere bakmaya doyamıyor insan.
Oldukça geniş bir alana sahip olan Göcek Körfezinde irili ufaklı birçok ada ve adacık mevcut. Adalara sadece deniz yolu ile ulaşmak mümkün ve bazı koylara da kara yolu ulaşmak zor. Bu nedenle de Göcek Körfezinde yat turizmi çok gelişmiş. Günü birlik turlar da hayli fazla. Yani Göcek Körfezinde deniz trafiği hayli yoğun.


‘’Özel Çevre Koruma’’ kapsamında olan Göcek koylarında, gün boyu gezdik ve denizin enginliği ile kucaklaştık.
Zeytinli adası, Yassıca ada, Sarsala, Boynuzbükü, Akbükü, Kargılı, Domuz adası, Kurşunlu, kapı Koyu, Yavansu, Martı koyu gibi koyların kimine gittik, kiminin yanı başından geçtik. Gezimiz esnasında, Göcek koylarını mesken tutan sayısız gulete, motor yat ve de yelkenlilere rastladık.


Bir diğer adı Kleopatra koyu diye de anılan Hamam Koyundan da bahsetmek istiyorum sizlere.
Güzelliğine ve zevkine ne kadar da düşkünmüş şu Kleopatra!

Anadolu’nun en güzel yerlerine, koylarını keşfetmiş, keşfetmekle kalmamış da bir de iz bırakmış.
Hamam koyunda, şu an denizin derinliklerinde olan ve Kleopatra’yı düşmanlarından korumak için inşa edildiği söylenen duvar ve batık bir şehir bulunmakta. Devasa karaçam ormanlarının sarıp sarmaladığı koyun deniz kıyısında da denizin içinde kaynak suların kaynadığı ve halen banyo kısımları, özel odalarının da yıkıntılarının olduğu hatta göbek taşının bile var olduğu hamam bulunmakta. Hamamın kalıntıları içinde kulaç attık, serin sularla sımsıcacık suların buluştuğu hamamda, geçmişte yaşananları hayal ettik.

Keşke dedim içimden, keşke restore edilse!
Sonra aniden vaz geçtim. O bakirlik kaybolmasın. Varsın harabe olarak kalsın. 3-5 kişinin para kazanma hırsına mağlup olmasın!

Tam da bunları düşünürken ve yazı taslağını hazırlarken! Yöre halkı ve Çevrecilerin itiraz, yoğun önleme çabaları sonucunda, Göcek Koylarının işletmeye açılma ihalelerinin, mahkeme kararı ile iptal edilmesine seviniyordum, derken!
Göcek koylarının işletmeye açılabilmesi için yeniden ihale açıldığını ve ihalenin 16-17 Eylül’de olduğunu öğrendim.  Yargı, dilerim kararının ardında durur da bu cennet köşeleri, bu berraklığı, bu eşsiz güzellikleri, birkaç kuruş uğruna heder etmeyiz!

Hani Sezen Aksu’nun bir şarkısı var ya!
‘’Kalbim Ege’de Kaldı.’’
İşte aynen öyle… Kalbim, ülkemin birbirinden eşsiz güzellikteki cennet köşelerinde kaldı.
Yolunuz düşerse o diyarlara, sakın Göcek’de tekne turu yapmadan, o güzelim koyları görmeden dönmeyin derim. Göreceksiniz ki anlatımlarım az bile kalmış…
Sevgiyle…


Ay Şen