16 Mart 2012 Cuma

Yalan Dünya! Dünya yalan!!!


http://blog.milliyet.com.tr/yalan-dunya--dunya-yalan---/Blog/?BlogNo=353947



İki insanın arasında geçen konuşmaları, ister acı olsun ister tatlı, birlikte yaşadıkları anları, birbirlerine yazdıkları mesajları ya da yaptıkları yazışmaları, başkaları ile paylaşmayı sevmem ve doğru bulmam. Hem de internet ortamında ya da normal yaşantıda.
   
Hele de sır ise anlatılanlar, ölünceye değin bende kalır, saklarım.

Bu kez bu prensibimi askıya aldım!

Bir arkadaşımın mailini paylaşmayı istedim sizlerle anti parantez yukarıda yazdıklarımla çelişkiye düşmeden zira bu maili paylaşmak için izin aldım. ‘’Aman şekerim yaz, ne olacak, benim için sakıncası yok. Hem de sevinirim, benim de bir katkım olsun.’’ Dedi.

Okuduğunuz zaman, satırların sonunda neden bu dünyaya ‘’Yalan Dünya’’ dediğimi daha iyi anlayacağınızdan eminim.

Bu arada arkadaşıma da bu maili sizlerle paylaşmama izin verdiği için teşekkür ederim. ‘’Sağ ol şekerim’’ Bazı kısımları çok özel olduğundan tarafımdan sansürlendi.

‘’ Merhaba şekerim,

Uzun zamandır görüşememiştik de mail adresini kızlardan aldım. Hadi bir sürpriz yapayım mail atayım dedim. Geçen gün kızlarla okey partisindeydik, senden bahsettiler. Yazı yazıyormuşsun galiba bir yerlerde. Adını söylediler ama unuttum vallahi. – Aman ne iyi, çok para alıyordur şimdi- dedim. Oh, ohhh, paraları diposta edersin artık. Para deyince aklıma geldi; emekli oldun değil mi? Biz adamla ikimiz de emekli olduk. Şimdi hayatımızı yaşıyoruz.

Ne günlerdi onlar be değil mi? Çalışırken, ben hamileyim diye korur kollardınız, tüm servis. Siz arşivlerde tozlu rafların, fare pisliklerinin arasında gün toplayıp, milleti emekli edelim diye uğraşırken, beni arşive göndermezdiniz. Hakkımı yemeyin ama ben de kartoteks dolaplarının arasında kart bakıyordum. Gözümün önüne geldi şimdi. Nasıl da perişan gelirdiniz arşivden. Tahta merdivenlerin üstüne çık, in, dosya bak. Bordroları indir. İşimiz zordu be. Gençlikteymiş o enerji. Şimdi olsa yapamazdık sanırım. İyi ki emekli olduk da rahata erdik.

Biz haftada üç gün kızlarla buluşup okey oynuyoruz. Bir de konken grubum var. Haftada bir gün de onlarla buluşuyorum. Kocacığım sağ olsun, -hayatını yaşamana bak karıcığım- diyor. Aman yaş kemale erdi, çocukları büyüttük, evden uçurduk. Kaldık Ediyle Büdü, Şakire Dudu baş başa. Unu eledik, eleği duvara astık. Karı koca, nerde akşam orda sabah.

Çoğu zaman yemek bile yapmıyorum. Dışarda yiyiyoruz. Çok sıkıştım mı, kır bir yumurta gitsin. Yemek dedim de, geçen kızlardan biri tatlı yapmış senin tarifinmiş. Yemek tarifleri falan yazıyormuşsun.  Bir de ne dediler. Kadın, kadına şiddet falan konularını yazıyormuşsun. Misyon edinmiş dediler. Eh be şekerim işin mi yok sana ne kadından, kadına şiddetten. Boş ver, dayak yiyen yer, öldürülen öldürülür. Ben bu işlere hiç kafayı yormuyorum hele siyaset falan hiç ilgimi çekmiyor. Gerçi vaktim de yok zaten. Haberleri falan da seyretmiyorum.  Seçim zamanı kime oy vereceğiz diyorum. Kocacığım kime derse oraya oy veriyorum. Tüm siyasetle ilgim o. Dizileri takip ediyorum. Kaçırdıklarımı da kocacığım kayda alıyor, daha sonra seyrediyorum. Her kanalda sevdiğim diziler var, çakışıyorlar. Üzülüyorum kaçırınca.

Geçen gün kızlar söyledi, birileri yanmış galiba. Pek üzülmüşlerdi aralarında konuşuyorlardı, pek kulak vermedim. Yanmış deyince aklıma geldi geçen gün de ben yanıkta yandım. Epey para kaybettim. Eve pek sıkkın geldim. Kocacığım -üzülme, bankada paramız çok nasılsa, sen yemeyeceksin de çocuklara mı kalsın- dedi sağ olsun.

Nisanda tatil ayarlamış Akdeniz kıyısında beş yıldızlı bir otelde. On günlüğüne oraya gideceğiz.  Bu kış pek soğuk oldu bunaldım. Birkaç gün hava değişikliği olur. Bir de şu kumarhaneleri kapatmasalardı otellerde ne iyi olurdu. O makinelerde kol çekip oynanan oyunlar var ya onları çok seviyorum.  Belki kandırırsam oradan da Kıbrıs’a gideriz. Ne güzel olur.

Ben feysbukta, tvitırda takılıyorum. Senin de feysbukun varsa beni eklesene. Bir de kızlarla akşamları mesenede buluşuyoruz. Gündüzün oyun muhabbetlerine orada devam ediyoruz. Pek eğleniyoruz. Sen de katılsana bize. Aman boş ver şu yalan dünyada, ölüp gideceğiz. Ne o yazılar falan yazıp, başını derde sokma.

 Dünya yalan, vur patlasın çal oynasın. O yazdığın yeri de söyle de arada girip bakayım.

Mail adresimi kaydet, sen de bana mail at, emi şekerim. Vallahi çok sevinirim.

Bu arada sormayı unuttum. Sahi sen nasılsın?

Cevap bekliyorum şekerim. Hemen cevapla, ihmal etme olur mu?’’

‘’Dünya Yalan’’ da olsa hepimiz bu dünyada yaşıyoruz bir şekilde!

Sevgi ve saygılarımla…
Ayşen Arslangiray Kura
17 Mart 2012/ İzmir