12 Ağustos 2011 Cuma

Satılık altın anahtar!!!


Rengârenktir, genç kızların hayal dünyası.
Hele de evlenmek, beyaz gelinliğin içinde salına salına süzülüp, yeni yuvalarına doğru yol almak önceliklerinin başındadır.
Düşündüm taşındım! Genç kızlara altın anahtar olacak bilgileri derledim, sıraladım!
Durun kızlar şimdi!
Mutluluğun altın anahtarı burada!
Duyduk duymadık demeyin!
Kulağınızı, gözünüzü dört açın!
Bu iyiliğimi de UNUTMAYIN!
Ne zaman ki evlendiniz!  İşin sırrı ayrıntılarda gizli!
Her daim kedi gibi yumuşacık olun, sakın tırnaklarınızı ulu orta çıkartmayın! Oyy pisi pisi…
Asla, eşinizin anasını, babasını ve de kardeşlerini( hatalı olsalar bile) eşinize şikâyet etmeyin!
Eşinizi her gün full makyaj ve en güzel giysileriniz ile karşılayın. Parfümün bini bir para, sürün sürüştürün misler gibi kokun. Beğenmediği giysileri, gardırobunuzdan derhal def edin, öyle mini, şort, dekolte giymeyi kesinlikle düşünmeyin.
İş hayatında çalışıyor olabilirsiniz ki evde ve işte çalışmak birinci vazifeniz! Her halde de erkeğin kalbine giden yol midesinden geçer düsturunu unutmadan, en güzel yemekleri ve eşinizin en sevdiklerini pişirmek için mutfağınıza özen gösterin. Sizin sevdiğiniz yemeklerin önemi yok! Yemeseniz de olur! Zaten kilo alama riskiniz var boş verin.
Gayet şık masa örtüleri serilmiş masalarda, nadide yemek takımları ile(kırılacak diye üzülmeyin, sizle bir yaşayacak değil ya!) mum ışığı eşliğinde ziyafet tadında sofralar hazırlayın.
Es keza alkol alıyor ise siz de eşlik edin ama sarhoş olmamaya dikkat edin! Sonra sofrayı kim toplar? Bulaşıkları kim yıkar? Böyle bir hata affedilemez! Dikkatli olun!
Her akşam, ailesinden olan kimseleri ya da arkadaşlarını yemeğe davet etmesine ses çıkartmayın. En iyi şekilde ağırlayın!
Hep gülümseyin! Yüzünüzden gülücüklerinizi eksik etmeyin!
Yemek yedikten sonra; mutlaka kahvesini yapın ve meyvelerini soyup da ikram edin ki zahmete girmesin.
Eğer, televizyonda maç seyretmek isterse ki çoğunun tutkusudur bu, dizi falan seyretmek için tatsızlık çıkartmayın. Hatta birlikte seyredin maçı, hem de ‘’Ah! Nasıl kaçtı bu gol, yapma ya! Bu pozisyon ofsayt olur mu? Tüh! Vah!’’ Diye bağırarak, çığlıklar atarak, koltuğun üzerinde zıp zıp zıplayın!
Her gece, eve zamanında gelecek diye de beklemeyin! İşi gücü çıkar, toplantısı olur, iş hali bu!
Eve geldiğinde’’ Bu saate kadar nerelerdeydin? Feneri nerede söndürdün? Kiminle idin? ‘’ Gibi saçma sapan sorularla adamın kafasını şişirmeyin! Hatta ve hatta’’ Sevgilim bir acı kahve yapsam arzu eder misin?’’ diye sormaktan yüksünmeyin!
Zaman, zaman hafta sonlarında; arkadaşları ile ava, balığa veya maça gidebilir, bu durumu anlayışla karşılayın ve destekleyin! Siz gezmeseniz de olur! Zaten sizin evde bir yığın işiniz var, işleri bitirmek için bu fırsatı değerlendirin!
Cep telefonuna gelen arama ve mesajları kontrol etmek gibi bir gaflete düşmeyin! Hele hele faturaların dökümlerini incelemek gibi de bir hata yapmayın! Gerçi şimdi e-fatura var! Olsun yine de didiklemeyin!
Siz ile birlikte olduğu saatlerde; internette maillerine bakmak isteyebilir, karşı çıkmayın! Bundan daha doğal ne olabilir! Sizden izin alacak hali yok ya! Sonra da hafiyeliğe soyunup, bilgisayarın geçmişini kurcalamayın! Özelini merak etmediğinizi de her fırsatta yineleyin ki gönül rahatlığı içinde yaşasın!
Katiyen, vıdı vıdı, dırdır edip de adamın kafasının etini yemeyin!
İki de bir ‘’Bak Ayşe Hanımlar, Marmaris’e tatile gittiler. Biz ne zaman tatile çıkacağız?’’ Diye saçma sapan sorular sormayın!
Bir de ‘’Haticeler, yeni eşya almışlar. Biz de eşyaları yenilesek mi?’’ Diye laflar edip de eşinizi lüzumsuz konularla üzmeyin!
Hiçbir zaman ve hiçbir konuda ondan daha maharetli ve akıllı olduğunuzu vurgulayacak şekilde konuşmayın ve de hareket etmeyin! Yazıktır! Aşağılık kompleksine kapılmasına sebep olursunuz. Olmaz!!!
Evinizde kullandığınız cihazlar bozulduğunda; ya siz tamir edin ya da tamirci çağırın, eşinizi bu tür işlerle yormayın!
Kavanoz, yağ şişesi veya kola şişesinin kapağını açmak içim adamcağızı boşa uğraştırmayın! Yoksa açamadığında’’ Aman sen de bir kapağı açmayı beceremedin’’ diye bir söz kaçar ise ağzınızdan! Kavgaya hazır olun!
Öğle saatlerinde, arkadaşları ile( ki aralarında kadın arkadaşları da olabilir)yemeğe çıkmasına tepki vermeyin! Anlayışlı olmanız gerektiğini unutmayın! Adamın arkadaşlık ilişkilerini bozmayı aklınızdan bile geçirmeyin!
Yıldönümü, yaş günü gibi özel günleri kutlamayı ve eşinize hediye almayı unutmayın! O unutsa bile üzerinde durmayın! İnsanlık hali deyip, geçiştirin!
Aklınızdan geçen sözleri düşünüp taşınıp öyle söyleyin, pat diye konuşmayın! Eşinizi üzmemek için zarar yok! Siz yutun, içinize atın!
İlle de bu yuva çocuklarla süslensin diye tutturmayın! Eşiniz isterse ne ala!
Çocuklar olunca tüm sorumluluk size ait! Çocukların dertleri, zırıltıları ile rahatsız olmasına mahal bırakmayın! Hatta eşiniz tedirgin olmasın, çocuk ağlamasından etkilenmesin diye başka odada uyutun!
Ana fedakârdır! Uykunuzdan, beklentilerinizden vaz geçmek zorunda kalsanız bile şikâyetçi olmayın!
Çocuklarınızın, okul dershane gibi durumları ile siz ilgilenin! Öğretmenlerle, okul aidatı ve dershane paraları türü ödemeler ile uğraşmak gibi külfetlere sokmayın!
Eşinizin her söylediği sözü dinleyin ve itiraz etmeyin!
Katiyen karşılık vermeyin!
‘’Erim, erkeğim, aslanım, bir tanem, canım, ciğerim, hayatım’’ diye hitap edin!
Size iltifat etmiyor ise! İdare edin!
SONRASI MI?
Siz gökyüzüne kanatlanıp uçarken! Yazıktır! O’nun aşağıda kalmasına gönül rızası göstermeyin!
Bırakın! Eteğinizin bir ucuna tutunuversin!
Sakın ha! Bu satırları okumasına izin vermeyin!
Bu ALTIN ANAHTAR niteliğindeki eşsiz manifestoyu kaybetmeyin!
Her an okuyabileceğiniz bir yerde muhafaza edin!!!

Ayşen Arslangiray Kura
10.8.2011/ Kuşadası