21 Mayıs 2011 Cumartesi

KEŞKE!!!!


Hayatımızda, bu kadar çok yer almasaydın, KEŞKE!
Keşke! Bu satırlara bile düşmeseydin.
Keşke! Hayatımıza bu denli girip de pişmanlıklarımızın sesi olmasaydın!
Keşke! Dememeliydi kimseler. Seni dillendirmeseydi yürekler.
Keşke! Bir kez bile söyleyebilseydik o iki kelimeyi sevdiklerimize esirgemeseydik, ya da duyabilseydik duymak istediklerimizden. Ah! Duyabilseydik KEŞKE!
Keşke, kaderi kendimizin yazabilme ya da değiştirme yeteneğine sahip olabilseydik.
Hayat, herkese eşit davranabilse veyahut bizi esir almasına izin vermeseydik keşke.
Keşke, yürüdüğümüz yollarda çakıl taşlarını ezip geçerken, kayalara takılıp da tepe taklak düşmeseydik.
Güvenle uzattığımız ellerimizi tutan, eller boş çıkmasaydı keşke.
Keşke! Ümitlerimizi yüklediğimiz sandalın için için su alıp, batmak da olduğunu battığında anlamasaydık.
Dost bildiklerimizin, yalanlarını yüzlerine söyleyebilecek cesaretin, bir nebzesini kullanabilseydik keşke!
KEŞKE! Yalnızlığımızın, en iyi dostumuz olduğunu, vakit geçmeden, kalp kırıklarımızı toplamadan anlayabilseydik.
Hatalarımızdan ders alabilseydik de! İki tatlı sözün peşinde sürüklenip, pişmanlık dalgalarında çırpınmasaydık keşke!
KEŞKE! Yüreğimizin sesini dinleyip, bizi götürdüğü yere, gidebilecek gücü bulabilseydik kendimizde.
Gözyaşlarımızla ıslanan kirpiklerimizin, buğulu bakışlarımızı örtmesine göz yummasaydık keşke.
Keşke! Gönül pınarlarımızda tükenen, sevgi kırıntılarını kaybetmeden, sevgimize sahip çıkabilseydik.
Keşke, dememek için keşkelerin olmadığı ya da daha az olduğu bir yaşam yaratabilseydik kendimize.
KEŞKE! Bizi bu kadar esir alamasaydın kendine Ah! KEŞKE!
KEŞKE! Seni rüzgârlarla bilinmez diyarlara savurabilseydik KEŞKE!
Yaşantımızda hep var oldun ve hep olmaya devam ediyorsun KEŞKE!
Sensiz yaşamayı özledim ve özledik KEŞKE.
Çık dünyamızdan! ÇIK KEŞKE!
Ayşen Arslangiray Kura
22.5.2011/Kuşadası